Freelance çalışmak

Freelance çalışmak isteyenlere tavsiyeler

İki yıl önce bir yaz akşamı istifamı verme kararı aldığımda, planım 6 ay kadar dinlenmekti. Bu süre içinde çalışmayı planlamıyordum. Bol bol keyif yapacak, çimlere uzanıp kitap okuyacak, kendimi denize atacaktım, ama böyle olmadı. Veda mailimi atar atmaz, birlikte çalıştığım insanlardan telefonlar almaya başladım. O da ne? Arayan herkes benimle çalışmak istiyordu. Bir, üç, beş… Arayanlara ne diyeceğimi bilemiyordum. İlgilerine teşekkür ediyor, biraz kafamı toparladıktan sonra onları arayacağımı söylüyordum.

Çalıştığım iş yerinde o kadar bunalmıştım ki, doğru düzgün uyuyamıyordum, uyusam bile gecenin bir yarısı kan ter içinde uyanıyordum, sabahları gözlerim açılıyordu, ama yataktan kalkacak gücüm olmuyordu, kendimi gelen maillerle kavga ederken buluyordum. O yüzden de her telefon, bende yeniden o sıkışmışlık hissini yaratıyordu. Herkes o kadar ısrarla arıyordu ki, teklifleri o gün kabul etmezsem, ileride böyle bir fırsatın kapıma gelmeyeceğini düşündüm. Arayanlara geri döndüm, 40 yıl hatırı olan kahvelerinden içtim ve kafama yatan işleri yapmaya karar verdim. Böylece freelance çalışmak neymiş gördüm ve çok sevdim. Çok hata yaptım, ama hatalarımdan ders çıkarmayı da bildim.

Freelance çalışmak: Kolay ve zor yanları

Freelance çalışmak, bugünlerde birçok insanın hayali. İşinden ayrılıp serbest çalışma düzenine geçen herkes memnun mu? Çok emin değilim, çünkü freelance çalışmanın iyi yanları olduğu kadar keyfinizi kaçırabilecek yanları da var. Ancak oluşabilecek olumsuzlukları minimuma indirmek mümkün. Evet, freelance çalışmaya başladığınızda kendinizin patronu oluyorsunuz. Sabahın köründe kalkmak ve yollara düşmek zorunda kalmıyorsunuz. Baskı yapan bir yönetici ile muhatap olmuyorsunuz. Çalışma saatlerinizi kendiniz belirliyorsunuz. Gereksiz toplantılara katılmıyorsunuz. Trafik derdini çekmiyorsunuz. Bunlar işin iyi yanları, ancak hayatta her şey her zaman güllük gülistanlık değil. Aklınızda freelance çalışmak gibi bir düşünce varsa, ilk günlerde yaptığım hatalardan yola çıkarak sizlere bazı tavsiyelerde bulunmak istiyorum.

8 ufak tavsiye
  1. Freelance çalışmaya başladığınızda zannediyorsunuz ki masaya ayaklarınızı uzatacak ve patronluk taslayacaksınız. Ne yazık ki olay bu kadar basit değil. Bu kararı verdiğiniz andan itibaren, işinizin patronu olduğunuz kadar çaycısı da, avukatı da, muhasebecisi de, sekreteri de, pazarlamacısı da sizsiniz. Lütfen, öncelikle bunu bilerek ve hayal ederek freelance çalışma düzenine geçin.
  2. Çalışma saatlerinizi sizin Çalışma saatibelirliyor olmanız, gece yarılarına kadar oturmanız ve öğlene doğru kalkmanız anlamını taşımıyor. Size iş verecek olan kurumların sabah 09.00’da iş başı yaptığını unutmayın. Çalıştığınız kişilerin size daha işe giderlerken attıkları maile öğlen 12.00’de cevap vermek istemezsiniz. Güzel haber, iş yerinde yaşadığınız stresi zaman içerisinde üzerinizden attığınız için sabahları alarmı bile kurmadan uyanmanız mümkün.
  3. Evden çalıştığınız için disipline olmanız zorlaşabilir. Freelance çalışmayı, bir işte çalışırken aldığınız evden çalışma izniyle karıştırmamanızı öneririm. Eviniz artık sizin iş yeriniz ve bundan sonra tüm sorumluluk sizde. Dağılmadan çalışmak, işinize konsantre olmak ve size verilen işleri en mükemmel şekilde teslim etmek zorundasınız. Ayrıca evden çalıştığınız için birçok insan sizin hiç iş yapmadığınızı düşünecek. Sakın üzerinizde oynanmaya çalışılan bu tip oyunlara gelmeyin, kendinizi düşürmeyin.
  4. Freelance çalışmanın en zor kısmı, fiyat belirleme kısmıdır. Bu konuda doğru diye bir şey yok ne yazık ki. Alacağınız para, yaptığınız işe göre değişiklik gösterebilir. Çalışacağınız kurumların da bir fiyat politikası olabilir. Piyasa, freelance işler için çok değişken. Ucuza iş yapan da var, çok yüksek fiyat çeken de… Hepsi de iş alıyor. Peki, biz paramızı hangi kriterlere göre hesaplayacağız? Öncelikle kendimize bir saat ücreti belirlememiz gerekiyor. ÜcretÇalıştığınız yerden aldığınız maaşınız üzerinden küçük bir hesap yapabilirsiniz. Tabii ki hak ettiğinizin altında bir maaş aldığınız için çıkan saat ücretinin üstüne biraz koyun. Sonra kendinize şu soruları sorun: Bu işi kime yapacağım? Bir kişiye mi? Bir sivil toplum kuruluşuna mı? Bir KOBİ’ye mi? Yoksa büyük ölçekli bir şirkete mi? Çok uçmamak kaydıyla her birine ayrı fiyat verebilirsiniz. Verilen işi ne kadar sürede teslim edeceğinizi tahminen belirleyin. Bu tahmininizi saatlik ücretinizle çarpmayı unutmayın. Belirleyeceğiniz fiyatı değiştirecek bir başka unsur da bu işin size ne kazandıracağı olacaktır. Eğer size yeni işler getireceğine inanıyor veya müthiş bir çevrenin içine gireceğinizi düşünüyorsanız fiyatı makul tutmanızda fayda var. Ancak bir daha böyle bir iş geldiğinde o işi bunalarak yapacağınızı düşünüyor ve işin size bir katkısı olmayacağından eminseniz fiyatı bir tık yüksek tutabilirsiniz. Şu an karışık gibi görünebilir, ancak zamanla oturacak her şey, emin olabilirsiniz.
  5. Freelance çalışmak, bedava çalışmak değildir. Başlangıçta yapılan hatalardan biri de bedava iş almaktır. İşveren her zaman kendi karını düşünür. İlk kez iş alacağınız zaman “bunu bedava yapalım, sonrasında bir sürü iş getireceğim” diyenlere aldanmayın. Zamanınızın, bilgi ve deneyimlerinizin değerli olduğunu unutmayın.
  6. Freelance çalıştığınız için bundan sonraki hayatınızda her ay maaşınızın hesabınıza yatmayacağını ve herhangi bir sosyal güvencenizin olmayacağını hatırlatmak isterim. Bu yüzden temkinli olmanızı öneririm. İş yapacağınız kişi; bir arkadaşınız, yakın bir tanıdığınız veya daha önce birlikte çalıştığınız biri olabilir. Her kimle iş yaparsanız yapın, sizin ve karşı tarafın sorumluluklarını, çalışma sürenizi, ödeme şeklini bir sözleşmeye bağlayın. Sözleşme olmadan yapılan işlerde, o para bir türlü ödenmek bilmiyor. Telefonla tacizlerinize, ofis basmak bile eklenebilir. O yüzden siz, siz olun sözleşme olmadan yola çıkmayın.
  7. Artık her ay hesabınıza yatan bir maaşınız olmayacağına ve iş yaptığınız sürece para kazanacağınıza göre bundan sonra hesabınızı iyi bilmeniz gerekiyor. Freelance çalışma düzeninde bazı aylar çok kazanılır, bazı aylarda ise elinize para geçmediği bile olur. Bu yüzden işler tıkırındayken “nasılsa kazanıyorum, gönlümce harcayayım” diye düşünmeyin. Kazandığınız dönemlerde kenara attığınız para, iş kovalarken size lazım olacak. Unutmayın, bu işin pazarlamacısı, yöneticisi, sekreteri, kısacası her şeyi sizsiniz.
  8. Freelance çalışmak, yalnızlık hissine kapılmanıza sebep olabilir. Bu yüzden, ben arada oturduğum semtin tatlı, minik cafe’sine gidiyorum. Zamanla mekanın işletmecileri ve müdavimleriyle tanışıp kaynaşıyor insan. Kim ne iş yapıyor, öğreniyorsunuz. Bazen birbirimize iş pasladığımız da oluyor. Maddi açıdan çok açılmamak kaydıyla yalnızlık hissini üzerinizden atmak için kendinize böyle bir mekan belirleyebilir ve çalışmalarınızı bu mekanda yürütebilirsiniz.
Son sözler…

Freelance çalışmak, zor olduğu kadar keyiflidir de. Çalışmayı seviyorsanız ve düzeninizi oturtursanız freelance çalışmanın keyfine varırsınız. Yoksa zulüm haline gelebilir. Son dönemde şirketler, bazı işleri maaşlı çalışandan daha az maliyetle ve hızlı çözebildiklerini gördükleri için freelancer’lara güvenmeye ve iş vermeye başladı. Siz de bu fırsatları yakalayabilir ve çalışma saatlerinizi ayarladığınız bir düzene geçebilirsiniz. Umarım önerilerim faydalı olur. Sizlerin de deneyimlerinizi duymak isterim.

0