Hakkımda

Kurumsal KaçakBendeniz Kurumsal Kaçak. Adımdan da anlaşılacağı üzere kafayı kırmış ve kurumsal hayatın tam ortasına istifasını basıp kurumsaldan kaçmış biriyim. İlk başlarda biraz zor oldu alışmak ama zamanla zihnim nefes almaya başladı. Şimdilerde freelance deniyor ama ben kendime eski tabirle serbest meslek erbabı diyorum. Bol bol okuyor, yazıyor ve çiziyorum. Toplumsal cinsiyet eşitliği, sürdürülebilir kalkınma, insan hakları, adil bir yaşam, minimalizm son dönemde üzerine çokça kafa yorduğum konular.

Neler yaptım?

1979, İstanbul doğumluyum. İstifamı verdiğimde 37 yaşındaydım. O yaşıma kadar, çok çeşitli işler yaptım. En önemlileri de gönüllü çalışmalarım oldu. 12 yaşında işaret dili öğrenmeye karar verdim ve Taksim’deki işitme engelliler lokalinin kapısını çalıp, bana işaret dilini öğretip öğretemeyeceklerini sordum. Herhangi bir kursları yoktu, ama gidip gelirsem öğreneceğimi söylediler. Ben de her gün okuldan çıkıp Taksim’e, lokale gidiyor, orada bulduğum herkesten 3-5 kelime öğrenmeye çalışıyordum. O kadar hevesliydim ki 6 ay sonra lokaldekilerle iletişim kurmaya başladım. Bunu gören lokal müdürü, gönüllü çalışıp çalışamayacağımı sordu. Ben de hiç ikiletmeden kabul ettim. 16 yaşında otizimli çocukların sosyalleşmesine destek olmak için yine kapısını çaldığım bir dernekte çalıştım. Üniversiteye girene kadar her iki kurum için de canla başla çalıştım.

İstifama doğru…

Üniversitede ekonomi okuduğum yıllarda, Radikal Gazetesi’nin Kültür Sanat sayfasında yarı zamanlı çalıştım. Özellikle sinema konusunda çeviriler ve arşiv taraması yaptım. O zamanlar, birlikte çalıştığım editörlerime o kadar hayrandım ki sinema sektöründe çalışmaya karar verdim. Kapı çalmaya meraklı biri olarak üniversiteden mezun olur olmaz kendimi, o dönem çok meşhur olan bir yönetmenin kapısını çalarken buldum. Kendilerini ikna etmem kolay olmadı, ama 2 haftalık bir uğraştan sonra sinema sektöründe çalışmaya başladım. Ne zaman ki gecesi, gündüzü belli olmayan bir set  deneyimim oldu, tüm arkadaşlarıma saygılarımı sunarak koşar adımlarla oradan ayrıldım. Üniversite yıllarımda gümüş takı tasarımı kursları almıştım. Katıldığım karma sergiden kazandığım parayla kendi atölyemi açtım. 3 yıl İstanbul’da, 3 yıl Bodrum Gümüşlük’te takı sattım. 30 yaşına geldiğimde çok severek yaşadığım Gümüşlük’ten İstanbul’a dönme kararı aldım. Yapabileceğim en iyi iş sivil toplumdaydı. Kendime bir alan belirlemem ve başvuru yapmam gerekiyordu. İstanbul’a döndüğümün 2. ayında toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine çalışan bir kurumda çalışmaya başladım. 7 yılın sonunda istifamı bu kurumda verdim ve bambaşka bir hayata yelken açtım.

Neler yapıyorum?

Amacım istifamı verip seyahat etmek veya gidip bir sahil kasabasına yerleşmek değildi. Dünyanın değişen çalışma biçimini Türkiye’de de uygulamaktı. Bunu da başardım. Şu anda AB projelerinde proje bazlı çalışıyorum, bir yayın şirketine bağlı olarak onların talep ettiği konular üzerine makaleler yazıyorum, bir danışmanlık şirketinin sosyal medya hesaplarını yürütüyorum ve tabii ki farklı derneklerde gönüllü ve yarı zamanlı çalışmaya devam ediyorum. Sabahları somurtarak işe giden insanların yüzlerinde bir tebessüm oluşturabilmek amacıyla Kurumsal Kaçak adıyla Instagram‘da paylaştığım çizimlerimi Mikrop Dergisi‘nin okuyucularıyla buluşturuyorum. Ayrıca şirketlerin web siteleri, sosyal medya hesapları için kimliklerine uygun çizimler yapıyor, özel gün tasarımlarını hazırlıyorum.