Biz kadınlar ölmek istemiyoruz

Evet, biz kadınlar ölmek istemiyoruz!

Özkan Nuyan, ayrı yaşadığı eşi Emine Nuyan’ı “Kendi isteğin ile çık gel Patnos’a, burada boşanalım” diyerek kandırdı, buluşmaya çağırdı ve sokak ortasında tabancayla başından vurarak öldürdü. Bekir Erkol, uzaklaştırma kararı alan Tuba Erkol’u çocuklarının gözü önünde 20 kere bıçaklayarak öldürdü. Bekir Erkol, “pişman mısınız?” sorusuna “namus için pişman mu olunur?” yanıtını verdi. Emine Bulut, boşandığı kocası Fedai Baran tarafından kızının önünde öldürüldü, kulaklarımızda annenin “ölmek istemiyorum” kızının “anne lütfen ölme” sözleri yankılanır oldu.

Kadın cinayetleri politiktir, çünkü eğitim sistemimizin temeli dahi cinsiyetçiliğe dayanmaktadır. Geleneksel yapımız sebebiyle kadın birey olarak görülmüyor ve artık bizim buna bir son vermemiz lazım! Erkekler, erkekliklerini bir daha sorgulasa iyi olur. Peki ya hükümetler işlerini yapsa nasıl olur? 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun, kadına yönelik şiddet konusunda bağlayıcılığa sahip ilk uluslararası sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi’nin tanınması ve uygulanması gerekiyor.

Ne yapabiliriz?

Geçenlerde bir “fenomen” şiddetten ölen kadınlar için hazırlanan dijital anıtı sosyal medya hesabına taşıyıp bu sayacı nasıl durdurabileceğimizi sormuş. En önemli olan konulardan biri, kanunlarımızı biliyor olmamamız. Kanunlar ne diyor bilirsek, neden uygulanmadığını da sorgulayabiliriz. Şu dili değiştirmeye çalışsak ne güzel olur. Mesela kadınlarımız, çocuklarımız, canlarımız demesek nasıl olur acaba? Onlar sizin değil. Onlar birer birey. Onlar kadın, onlar çocuk… Kimse kimseyi -mız ekleriyle sahiplenmesin. Sahiplenme duygusu insanın üstün olduğunu sanmasına sebep olur. Kimse kimseden üstün olmadığı gibi üstün olma duygusu başkaları üzerinde hakimiyet kurma duygusunu besler. Bu da şiddeti, hatta vahşeti doğurur. Bir de “bu katilleri de anneler yetiştirmiyor mu yaaa?” diye soranlara iki çift lafım var. Çocukları anneler ve babalar birlikte yetiştirir. Çocuk yetiştirmek neden sadece annenin görevi olsun ki? Bir baba erkek çocuğuna “veliahtım, soyumun devamı” dediğinde neden kimse o babanın yaptığı yanlışı sorgulamıyor da suç hep annelere kalıyor?

Kadınların ölmemesi, çocukların böylesi anılarının olmaması için herkesin yapacağı çok iş var. Bir kadınlar eşit, özgürce ve erkek baskısı olmadan insan gibi yaşamak istiyoruz. Herkes önce insan olsun!

0